Koşuyu bitirdik de bir de kayakla olanı eksikti diyenler bence bu yazıyı hiç okumasın. Zira kayaklı koşu ( Cross country ski ) dünyanın en zor sporlarından. Ancak bir o kadar zevkli ve sağlıklı bir spor.

Bacak, kol, sırt, omuz kısacası tüm vücudu çalıştıran bir spor dalı. Alp disiplini gibi yokuş aşağı kaymıyorsunuz. Aksine düz yolda koşar adımla gidip yokuş yukarı da tırmanabiliyorsunuz. Ama iş yokuş aşağı gelince biraz tırt; çünkü normal kayak bağlaması gibi hem önden hemde arkadan bağlı değil. Sadece ön taraf bağlı olduğundan yokuş aşağı idare etmesi biraz zor ama yapılamaz da değil.

Ben her sene kar yağdığında mutlaka kayaklı koşu yapmak için bir yerlere giderim. Gidemezsem bile kar gördüğüm yerde ayağıma takıp koşarım.

Kayaklı koşu,  mukavemet kayağı da denen spor, için karda açılmış iz gerekli. Bu izin üzerinden kayarsınız. Ben orada burada ormanda yaptığımdan açılmış bir izim yok. Ben de önce parkuru belirleyip kendime bir iz açıyorum, sonra o iz üzerinde başlıyorum koşmaya. Kimi komşularım bana deli gözüyle baksalar da onlar da alıştılar bana.

20160102_113848

Kayaklı koşu aslında 2 türden oluşuyor; koşu stili ve “skate” denen paten kayışı stili. Kayakları da ayrı.

Koşu stilinde çıkıp koşuyorsunuz; tek fark elinizde baton ayağınızda kayak var. Aslında bazı yerlerde koşudan daha hızlı gidebiliyorsunuz. Bu kayakların altında tam ayağımızın altına denk gelen yeri kaydırmaz vaks sürülü veya kayağın o kısmı geriye doğru tırtıklı. Bu tırtık veya vaks koşarken ayağımızın geriye kaymamasını sağlıyor.

“Skate” modeli kayağın ise altı düzmdüz. Paten yapar gibi kayakları yanlara ittirerek kayıyorsunuz. Aslında bildiğin paten ama kayaklarla yapılıyor. Bu stil için açılmış izden ziyade dümdüz ezilmiş kar lazım. Yani meşakkati çok. Önceden birilerinin gelip parkuru hazırlaması gerek.

Uzun lafın kısası kayaklı koşu candır. Kar yağdı mı giy taytını beren, tak kayaklarını ayağına, nerede kar var koştur dur.

20160102_113918
IMG-20160102-WA0011