Kış aylarının vazgeçilmezleri eldiven, bere, mont… Chicago’da yaşadığım zamanlarda dahi hiçbir zaman kazak giyemeyen bir insandım. O yüzden mont eldiven ve bere benim olmazsa olmazlarım. Onlarsız ısınmam imkânsız, normal insanların aksine ben yazlık-kışlık yapan biri de değilim. Gardırop her zaman tek. Yazlıklar kat kat kışın da giyilir, yazdan tek fark uzun kollu penyeler hayatıma giriyor. Ne yapayım çok çabuk daralıyorum kazakla. Geçtiğimiz günlerde bir de Columbia mont, bere ve eldiven deneyeyim dedim. Daha eldivenleri denemeye çalışırken telefon çaldı ve gayrı ihtiyari iPhone’u açmaya çalıştım ve açıldı. Başta çok normalmiş gibi hareket ettim ama fark ettim ki eldivenler iPhone’u komuta edebiliyor. Ee ben de sporun tam ortasında eldiven çıkar-giy çok da seven biri değilimdir, bu bana o kadar iyi geldi ki, bu kışımı telefon ve yeni eldivenim Columbia Trail Sumit Running  ile geçirmeye kararlıyım. Bu eldiven ayrıca 180 gram yünlü ağırlığı ile hem hafif hem de  termal yansıtıcı astara sahip.

Herkesin nasibini aldığı karda, ben de elbette yeni cicilerimle ortamlara katıldım. Hava soğuk, ben yine üst üste giyilmiş yazlık kıyafetlerimle yeni Columbia Powder Pillow Hybrid Jacket montumu, Thermarator beremi ve eldivenlerimi çektim ve yürüyüşe çıktım. Eee arada sırada koşudan ara vermek lazım, biraz doğayı içine solumak lazım değil mi? Unutmuşum sporla ne kadar hızlı yaşadığımı. O yürüyüşler beni öyle mutlu etti ki, hele ki hiç üşümeden hastalanmadan bunu tekrar etme arzusuyla yanıp tutuşmak elbette paha biçilmez. Tabii ki tipik bir kadın olarak konforu, kış ve yaz koşu ayakkabılarımla uyuşturup pembe ve kırmızı renklerini seçtim. Sanırım tüm kombinasyonlar benim için tamamdır. Konfor check, uyum check! Geriye kışın kalan kısmını güzelce geçirmek kalıyor. Herkese muhteşem ve sıcacık bir kış dilerim ve yeni cicilerimden sizin de denemenizi şiddetle tavsiye ederim.

20160118_085524

20160101_112033